• Visit Denver ve Colorado Turizm Ofisi İstanbul’da özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı

    Visit Denver ve Colorado Turizm Ofisi, İstanbul’da seyahat sektörü profesyonellerini, kilit paydaşları ve medyayı ağ oluşturma ve destinasyon tanıtımı için bir araya getiren özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

    Etkinlikte Colorado’nun açık hava maceraları ve dünyaca ünlü kayak merkezlerinden kültürel cazibe merkezlerine ve mutfak deneyimlerine kadar çeşitli turizm olanakları vurgulandı. Katılımcılar arasında Colorado’yu Türk seyahat severler için yıl boyunca gidilebilecek bir yer haline getiren unsurlar hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen önde gelen seyahat acenteleri, tur operatörleri ve medya temsilcileri yer aldı.

    Girişim, Denver’ın ve Colorado’nun Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmeyi ve yerel seyahat profesyonellerini ilk elden bilgiler ve araçlarla donatarak eyalete seyahat akışını artırmayı amaçlıyor. Sunumlar ve birebir görüşmeler aracılığıyla katılımcılar benzersiz seyahat güzergahlarını, ABD’ye doğrudan uçuş seçeneklerini ve Colorado’nun sürdürülebilir turizm konusundaki kararlılığını keşfettiler.

    Visit Denver Başkan Yardımcısı ve Turizm Geliştirme Sorumlusu Flavia Light şunları söyledi: “Türk seyahat ticareti ile doğrudan bağlantı kurmaktan ve Denver ile Colorado’nun sunduğu canlı deneyimleri sergilemekten heyecan duyuyoruz. Rocky Dağları’ndan dinamik şehir merkezlerimize kadar Denver, tüm gezginlerin ilgi alanlarına hitap eden bir destinasyondur. Türkiye’nin heyecan verici ve büyüyen bir pazarı temsil ettiğine inanıyoruz ve daha fazla Türk ziyaretçiyi ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.”

    Colorado Turizm Ofisi Uluslararası Turizm Direktör Yardımcısı Andrea Blankenship ise şunları ekledi: “İstanbul’daki etkinliğimiz, uluslararası ortaklarımızın ilgisini çekmeye ve müşterileri için unutulmaz seyahat deneyimleri yaratmalarına destek olmaya yönelik daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasıdır. Colorado’yu ABD’den gelen gezginler için en iyi seçenek haline getirmek üzere Türkiye pazarıyla yakın işbirliği içinde çalışmaya kararlıyız.” 

  • Antalya Havalimanı’na 2,5 milyar avroluk finansman paketi

    Antalya Havalimanı işletme ve genişleme projesi uzun dönemli finansman paketini Akbank, Alpha Bank, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), Bank of China, Deutsche Bank, German Investment Corporation (DEG), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Garanti BBVA, Uluslararası Finans Kurumu (IFC), National Bank of Greece, QNB, TEB, Vakıfbank ve Ziraat Bankası’nda oluşan konsorsiyum sağladı.

    TAV Havalimanları Finans Başkan Yardımcısı (CFO) Burcu Geriş “Antalya Havalimanı projesinin ilk etabını tamamlarken uzun dönemli finansman anlaşmasını da kapatmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Antalya, Akdeniz’in en büyük turizm merkezi ve Türkiye’nin dış hat trafiği açısından ikinci büyük havalimanı konumunda. Bu stratejik yatırım, bölgenin kalkınması ve uzun vadeli gelişimi açısından büyük öneme sahip. Türkiye’den ve uluslararası finans kuruluşları ve bankaların katıldığı bu anlaşma projeye, Türkiye turizm endüstrisine ve geçmişten bu güne gerçekleştirdiğimiz başarılı çalışmalara duyulan güvenin göstergesidir” dedi.

    TAV Havalimanları ve Fraport ortak girişimi, Antalya’daki genişleme çalışmalarının ilk aşamasını üç yıldan kısa sürede tamamladı. Ortaklık imtiyaz süresi içinde havalimanının kapasitesini 80 milyon yolcunun üzerine çıkaracak.

    T2 dış hatlar ve iç hatlar terminallerinin toplam alanı yaklaşık iki katına çıkarak sırasıyla 225 bin metrekare ve 75 bin metrekare oldu. Toplam ticari alanlar yaklaşık üç katına çıktı ve T2’deki lounge, yiyecek ve içecek ve duty-free alanları tamamen yeniden tasarlandı.

    Ayrıca, apronda 1,4 milyon metrekare alan eklenerek, uçak park alanlarının sayısı önemli ölçüde artırıldı ve 202’ye ulaştı. Çok katlı otopark, yeni taksi yolları, bağlantı yolları, uçak bakım hangarları, genel havacılık terminali ve diğer tesisler birinci faz yatırım kapsamında tamamlandı.

    2024 yılında 38 milyon yolcu

    Antalya Havalimanı 2024’te 52 ülkede 229 destinasyona -214 uluslararası ve 15 iç hat- uçan toplam 105 havayoluna hizmet verdi. Havalimanı tarihindeki en yüksek trafiği olan 31,7 milyon dış hat ve 6,6 milyon iç hat yolcusuna hizmet sundu.

    TAV Havalimanları ve Fraport, 2018’den beri havalimanını ortak olarak işletiyor. Ortaklık, Aralık 2021’de yapılan ihalede işletme süresini 2051 sonuna kadar uzattı.

    Aralık 2026’da başlayacak 25 yıllık dönem için toplam 7,25 milyar avro + KDV’dir kira ödenecek. Toplam imtiyaz ücretinin dörtte biri Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne (DHMİ) peşin olarak ödendi.

  • Bu Bahar Kore’de K-Kültürü Keşfedin

    Kore Dalgası (Hallyu) dünyayı kasıp kavurmaya devam ederken, Kore Turizm Örgütü (KTO) Kore’nin dinamik pop kültürüne, özellikle de K-pop, K-dramalar, K-güzellik ve mutfağına ilgi duyan Türk seyahat severlerden artan bir ilgi görüyor. Gelenek ve trendleri harmanlayan Kore, özellikle sosyal medya, TV ve müzik platformlarında Kore içeriklerini takip eden genç nesiller olmak üzere, Türk hayranları arasında derin yankı uyandıran benzersiz bir seyahat deneyimi sunuyor. Türkiye’de AVIAREPS tarafından temsil edilen turizm ofisi, baharda Kore planı yapmak isteyen Türk seyahat severler için önerilerini paylaştı.

    Türk seyahat severler, sevdikleri dizilerin çekim yerlerini ziyaret etmek, Myeongdong’da en son cilt bakımı yenilikleri için alışveriş yapmak veya Seul’de büyük K-pop şirketlerinin bulunduğu eğlence bölgelerini gezmek gibi kültürel ilgi alanlarına odaklanan seyahatler planlıyor. Ziyaretçiler gezmenin ötesinde canlı müzik gösterilerine katılabilir, K-pop müzelerini keşfedebilir ve hatta onları en sevdikleri sanatçılarla buluşturan hayran deneyimlerine katılabilirler. Ziyaretlerini bahar aylarında planlayanlar için Seul Bahar Festivali (30 Nisan – 6 Mayıs) gibi festivaller canlı K-pop performanslarının tadını çıkarmak ve şehrin kalbinde K-kültürüyle etkileşime geçmek için sürükleyici fırsatlar sunmaktadır.

    Son yıllarda, Türkiye ve Kore arasındaki duygusal bağ da paylaşılan kültürel değerler, karşılıklı merak ve Kore Savaşı’na kadar uzanan tarihi dostluk sayesinde derinleşmiştir. Bu uzun süreli bağ, birçok Türk ziyaretçinin Kore’ye vardıkları anda hissettikleri sıcaklık ve misafirperverliğe ilham vermiştir. İster yerel halkın içten nezaketi, ister ortak yemek gelenekleri, isterse de artık helal dostu menüler sunan Kore restoranlarının sayısının artması olsun, Türk seyahat severler Kore deneyiminin şaşırtıcı derecede tanıdık ama bir o kadar da farklı olduğunu sık sık dile getirmektedir.

    İstanbul ve Seul arasındaki doğrudan uçuşlarla Kore, Türk turistler için her zamankinden daha erişilebilir hale geliyor. Kore, tüm seyahat edenlerin kendilerini rahat ve evlerinde hissetmelerini sağlamak için geliştirilmiş hizmetler ve tesislerle uluslararası ziyaretçiler için sıcak bir ortam yaratma konusunda büyük adımlar atmıştır. Bu kültürel açıklık, Kore’nin dinamik eğlence ortamıyla birleştiğinde, Kore’yi hem keşif hem de anlamlı kültürel bağlantılar arayan Türk seyahat severler için ideal bir destinasyon haline getiriyor.

  • Turizm, 2025’te Türk ekonomisine 5,2 trilyon TL katkı sağlayacak

    Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) son verilerine göre, Türkiye’nin Seyahat ve Turizm endüstrisi 2025 yılında yaklaşık 5,2 trilyon TL ekonomik katkı sağlayacak. Bu rakam, Türkiye’nin Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 12’sine karşılık geliyor. Açıklanan veriler, Türkiye’nin dünyanın en popüler ve güçlü destinasyonlarından biri olma konumunu pekiştirdiğini gösteriyor.

    Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş’ın davetlisi olarak Antalya’ya gelen Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO’su Julia Simpson, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile bir araya geldi. Julia Simpson ayrıca ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TUROFED Başkanı Erkan Yağcı, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, TTYD Başkanı Oya Narin ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde Türkiye turizm endüstrisinin durumu ele alındı.

    WTTC’nin yıllık Ekonomik Etki Araştırması’na (EIR) göre, 2025 yılında uluslararası ziyaretçi harcamalarının 2,6 triyon TL’ye, yerli ziyaretçi harcamalarının ise 1,4 trilyon TL’ye ulaşması bekleniyor. WTTC’ye göre Türkiye’nin Seyahat ve Turizm sektörü, 2024 yılında ülke ekonomisine 5 trilyon TL katkı sağlamıştı. WTTC projeksiyonlarına göre 2035 yılında, Türkiye’nin Seyahat ve Turizm sektörü 7 trilyon TL gelir sağlayacak. 

    WTTC’nin Ekonomik Etki Araştırması’na göre 2025’te Türkiye’de seyahat ve turizm endüstrisi 3,3 milyon kişiye istihdam sağlayacak. Bu da ülke genelindeki toplam istihdamın yüzde 10’undan fazlasına denk geliyor.  Endüstri; konaklama, ulaşım, yeme-içme hizmetleri ve kültürel deneyimler gibi alanlarda uzun vadeli istihdam olanakları yaratıyor.

    WTTC Başkanı Julia Simpson konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Türkiye’de seyahat ve turizm sektörü hızlı büyümesini sürdürüyor. 2025 yılı Türkiye için rekorlarla dolu bir yıl olmaya aday. 2025 yılında beklenen artış, Türkiye’nin küresel cazibesini ve iç turizmdeki dinamizmini yansıtıyor. Seyahat edenler özgün ve zenginleştirici deneyimler ararken, Türkiye eşsiz bir misafirperverlikle onlara kapılarını açıyor. Ancak bu başarı kendiliğinden gelmeyecek. Uluslararası rekabette önde kalmak için Türkiye’nin inovasyona, yatırıma ve çevikliğe devam etmesi gerekiyor.”

    Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş ise öngörüleri şöyle değerlendirdi:

    “Türkiye’nin turizm başarısının bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Sektöre katkı sunmak, milyonlarca kişiye istihdam yaratmak ve ülke ekonomisine değer katmak bizim için büyük bir sorumluluk. Kamu-özel  sektör iş birliği bu başarının temel taşlarından biridir.”

    Günboyu süren görüşmeler sonucunda, Dünya Turizm Seyahat Konseyi (WTTC) ve Antalya’daki yetkililer, kentin tanıtımını desteklemek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleme konusunda görüş birliğine vardı.

  • Annelere Asya’dan İstanbul’a Otantik Chi The Spa Deneyimi

    Shangri-La Bosphorus Istanbul’un bünyesinde yer alan CHI, The Spa, Asya’nın yüzyıllardır süregelen ritüellerini Türk bakımları ile birleştirerek, beden kadar ruhu ve zihni de dinlendiren zengin terapi seçenekleriyle dikkat çekiyor. Her bir bakım, misafirin sağlık durumu ve wellness hedeflerine göre kişiselleştiriliyor; böylece çok özel ve benzersiz bir deneyim yaratılıyor. 11 Mayıs Anneler Günü’ne özel hazırlanan paket ile, hem otantik hem de rahatlatıcı bir deneyim sunarak tam anlamıyla bir fiziksel ve içsel yenilenme yolculuğuna davet ediyor:

    Asian Blend Masajı ile O’na Hak Ettiği Mola

    Zihni ve bedeni bütünsel olarak dengelemeyi amaçlayan Asian Blend masajı, üç farklı Asya tekniğini bir araya getirerek annenize baştan ayağa yayılan bir rahatlama sunar. Ilık aromaterapi yağlarıyla uygulanan 60 dakikalık bu özel deneyim; önce nazik ve huzur verici bir dokunuşla başlar, ardından derinlemesine bir gevşeme hissiyle sarar.

    Lüks Hamam Ritüeliyle Kraliçenizi Şımartın

    Geleneksel kese ve tüm vücuda uygulanan köpük masajıyla başlayan 60 dakikalık bu benzersiz deneyim, su terapisiyle bedeni arındırır, özel saç bakımıyla tazelik kazandırır. Süt ve bal ile yapılan nemlendirici bakım ise cildi ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturur.

    Anneler Gününe Özel Sunulan Ayrıcalıklarla Ritüelleriniz Devam Etsin

    Anneler Günü’ne özel hazırlanan bu rafine deneyimi taçlandırmak üzere, 60 dakikalık Asian Blend Masajı veya Lüks Hamam Terapisi tercih eden misafirlere, 30 dakikalık ilave Hamam bakımı veya Masaj terapisi zarif bir jest olarak sunulmaktadır. Ayrıca, bu dinginleştirici lüks ve hoşgörülü yaşam yolculuğunu daha da uzatmak isteyenler için Spa ve Health Club üyeliklerinde %15 indirim ayrıcalığı bekliyor.

    Haftanın her günü sabah 10, akşam 10’a kadar açık olan Chi,the SPA’nın anneler günü özel paketleri hakkında daha fazla bilgi ve rezervasyon için +90 212 310 5213’ü arayabilir yada  spa.slib@shangri-la.com  adresine mail gönderebilirsiniz.

  • Urla; Doğa, Lezzet ve Sürdürülebilirlik için Buluşma Noktası Oldu

    Urla Belediyesi ev sahipliğinde ve Sözen Grup’un katkılarıyla gerçekleştirilen XI. Uluslararası Urla Enginar Festivali, “Bir Enginar, Bin Lezzet” temasıyla üç gün boyunca Urla sokaklarını lezzet, kültür ve eğlenceyle doldurdu. Festivalde yerel üreticiler, şefler, gurmeler, sanatçılar ve doğaseverler atölyeler, tadım etkinlikleri, konserler ve söyleşilerle bir araya geldi. Festivalin Profesyonel Mutfak Sponsoru Kapp, Gıda Sponsoru CarrefourSA ve Sofra Üstü Sunum Ekipmanları Sponsoru ID Fine’ın katkılarıyla zenginleşen etkinlik, her yaştan katılımcıya unutulmaz bir deneyim sundu. Festival kapsamında düzenlenen GastroFarm Konferansı ise gastronomi dünyasının öncü isimlerini buluşturarak, sürdürülebilir tarım, yerel üretim ve iyi gıda konularında ilham verici sohbetlere ev sahipliği yaptı.

    Bu yıl festival, Urla Belediyesi öncülüğünde ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle; Urla Bağ Yolu Derneği, Urla Gastronomi Derneği, Urla Zeytin Rotası, Urla Kültür Rotası, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Urla Ziraat Odası, Urla Esnaf Odası, Urla Kadın Kooperatifi, Yarımada Kadın Kooperatifi, Urla Kaymakamlığı, Urla Kent Konseyi, Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü, Urla Otelciler Derneği, Mon Jardin Events, üretici ve kadın kooperatifleri katılımıyla daha da güçlendi.

    Etkinliğin açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay gerçekleştirdi. İzmir ve Ege’nin her köşesinin yanı sıra ülkemizin tüm topraklarını ve değerlerini korumanın görevleri olduğunu vurgulayan Tugay, “Vatandaşlarımızın her biri, üzerinde yaşadığımız her bir santimetrekare toprak, her damla su, temiz hava ve deniz bizler için kıymetli birer değerdir. Urla’da bu yıl 11’incisi düzenlenen Enginar Festivali gibi etkinlikler, yerel değerleri yaşatmak ve korumak adına büyük bir anlam taşıyor. Biz de bu tür organizasyonlarda bulunarak değerlerimizin koruyucusu ve geliştiricisi olmaya çalışıyoruz. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın bu festivale büyük emek verdiğini görmekten gurur duyuyorum; genç yöneticilerimizin de halkımızın desteğiyle gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına inanıyorum. Tarım ise sağlıklı bir yaşam ve gıda güvenliği için vazgeçilmezdir, ancak maalesef ülkemizde tarımın payı ve tarımla uğraşan insan sayısı yıllar içinde azalmıştır. Gerçeklerle yüzleşip sorunların üzerine gitmeli, çözüm üretmeliyiz. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen GastroFarm etkinliği de tarım ve gastronomiyi buluşturarak bölgeye yeni bir değer kazandırmaktadır. Bugün tarım, iklim, yoksulluk gibi hayati konularda gereken adımlar atılmıyorsa, millet olarak ayağa kalkıp ülkemize ve değerlerimize sahip çıkmak zorundayız” dedi.

    Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, 11. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışında yaptığı konuşmada ise, “Toprağı sevgiyle işleyen, her bir tohumu umutla eken ve emeğiyle sofralarımıza bereket taşıyan üreticilerimiz sayesinde bugün buradayız. Urla, tarih boyunca bereketli toprakları, eşsiz mutfak kültürü ve sürdürülebilir tarım anlayışıyla öne çıkmış bir merkezdir. Enginar, yalnızca sofralarımıza değil, kültürümüze de renk katmaktadır. Festivalimiz yalnızca bir kutlama değil, tarım mirasımıza sahip çıkmanın, geleceğe yatırım yapmanın ifadesidir. Bu yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz GastroFarm Urla çatısı altında, geleneksel Mart Ot Festivali, Enginar Festivali, Bağ Bozumu Şenlikleri, Bağ Yolu Şenlikleri ve Zeytin ve Sanat Festivali gibi tarım ve gastronomiye dayalı beş büyük festivale ev sahipliği yapıyoruz. Hedefimiz sürdürülebilir kırsal kalkınma ile yerel ürünlerimizin pazar payını artırmak, çiftçilerimize yeniden umut olmak ve üretimi teşvik etmektir. Biz istiyoruz ki toprak üreticide kalsın, ürünlerimizi kendi topraklarımızda yetiştirelim ve kooperatiflerimizi destekleyerek Atatürk’ün ‘Ülke kalkınması yerelden başlar’ sözünü rehber edinelim” dedi.

    Urla’da Sürdürülebilirlik ve Lezzet Rüzgârı Esti

    Ege’nin kalbinde düzenlenen iki büyük etkinlik, sürdürülebilir tarım ve gastronominin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sözen Grup’un katkılarıyla hayata geçen ve bu yıl “Bir Enginar, Bin Lezzet” temasıyla gerçekleştirilen Urla Enginar Festivali, üç gün boyunca bölgenin bereketli topraklarında yetişen enginarı merkezine alarak sokakları lezzet, kültür ve eğlenceyle doldurdu. Yerel üreticiler, şefler, gurmeler, sanatçılar ve doğa tutkunlarının buluştuğu festival; atölyelerden konserlere, tadım etkinliklerinden söyleşilere uzanan zengin programıyla binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Festival kapsamında ayrıca, Sözen Grup CEO’su Gökmen Sözen moderatörlüğünde, Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe ile Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın katılımıyla “Kardeş İlçelerde Gastronominin Yeri” başlıklı bir panel de düzenlendi. Bu özel oturumda, bölgesel gastronominin kalkınmadaki rolü ve kardeş ilçeler arasındaki iş birliği olanakları ele alındı.

    24-27 Nisan tarihleri arasında festival kapsamında ilk kez düzenlenen GastroFarm Urla I. Uluslararası Sürdürülebilir Gastronomi ve Tarım Konferansı, “Bugünün Toprağı, Yarının Sofrası” temasıyla öne çıktı. Konferansta; sürdürülebilir tarım, inovatif üretim modelleri, gastronomi ve yerel kalkınma gibi alanlarda bilgi ve deneyimler paylaşıldı.

    Uzman İsimler ve İlham Veren Panellerle Dolu Bir Festival Yaşandı

    Etkinliğe, dünyaca ünlü şefler Tamar Gachechiladze, Michael Van Der Kroft, Alexander Nietosvuori, Fabrizio Fiorani, Paolo Griffa ve Alan Geaam katıldı. Ayrıca tarım ve gastronomi alanında uzman akademisyenler, yerel üretici temsilcileri ve uluslararası sürdürülebilirlik uzmanlarının yanı sıra; Türk şefler ve gastronomi dünyasının önemli isimleri Osman Sezener, Osman Serdaroğlu, Ozan Kumbasar, Atilla Heilbronn, Sinem Özler, Handan Kaygusuzer, Gökhan Başeğmez, Deniz Çakır, Ergin Sönmezler, Gökmen Sözen, Vedat Başaran, Ahmet Güzelyağdöken, Haluk Özyavuz, Bülent Akgerman, Ömür Akkor, Aylin Yazıcıoğlu, Duygu Özerson Elakdar, Seray Kumbasar, Harun Seyhan, Himmet Kuşcan, Mehmet Kuşcan ve Sezer Dermenci de konferans programında yer aldı.

    Festival kapsamında düzenlenen panellerde ve tadım etkinliklerinde, ziyaretçiler hem Ege mutfağının eşsiz lezzetlerini keşfetme hem de sürdürülebilir gastronomi konularında ilham verici sohbetlere katılma imkânı buldu. Festivale destek veren, sahne üzeri marka yerleşimleri hizmetinde yer alan kuruluşlar etkinliğin hayata geçmesine önemli katkılarda bulundu. Yerel yönetimler, gastronomi alanındaki sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin destekleriyle güçlenen festival, Urla’nın doğasını ve zengin gastronomik mirasını uluslararası ölçekte tanıtarak hem yerel kalkınmaya katkı sağladı hem de sürdürülebilir bir gelecek için farkındalık yarattı.

  • Emirates, Kabin Memuru Alımlarına Devam Ediyor

    Dünyanın en büyük global havayolu şirketi Emirates, çok uluslu kabin ekibine katılacak adaylar için 4 Mayıs 2025 tarihinde Mövenpick Hotel İzmir’de ve 18 Mayıs 2025 tarihinde Akra Antalya’da değerlendirme günleri düzenliyor. Emirates ayrıca adayların yalnızca özel davetle katılabilecekleri değerlendirme günlerini ise 2 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul ve 16 Mayıs 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirecek.

    Dubai merkezli havayolu, kişiye özel ve mükemmel ağırlama hizmetleri sunmaya ve yolcular için unutulmaz anlar yaratmaya istekli yetenekler arıyor. Emirates’in en büyük önceliklerinden birinin güvenlik olması sebebiyle, ideal adayların kendinden emin bir şekilde liderlik etmesi, uçak içi hizmetlerin, güvenlik ve emniyet prosedürlerinin yönetiminin kontrolünü üstlenmesi beklenmektedir. Emirates kabin ekibinin tamamına, havayolunun Dubai’deki son teknolojiyle donatılmış havacılık akademisinde birinci sınıf bir eğitim sunulacaktır.  

    Kariyerlerine kusursuz bir başlangıç yapmayı planlayan adaylar, değerlendirme süreci ile ilgili gereklilikler hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirler.

    Adayların tüm günü mülakat alanında geçirecek şekilde hazırlıklı gelmeleri gerekmektedir. 

    Emirates’in birçok farklı milletten oluşan kelimenin tam anlamıyla global kabin ekipleri, havayolu şirketinin yolcu çeşitliliğinin ve 250 geniş gövdeli yolcu uçağından oluşan modern filosu ile altı kıtada 140’ın üzerinde seyahat noktasında düzenlediği uluslararası operasyonların bir yansımasıdır. Dünyanın en büyük Boeing 777 ve Airbus A380 uçak filosuna sahip olan ve geçtiğimiz yıl filosuna Airbus A350’yi katan Emirates, kabin ekibi adaylarına olağanüstü kariyer fırsatları, mükemmel eğitim olanakları ve geniş yelpazeli bir gelişim programı sunmaktadır. Heyecan verici, kozmopolit bir şehir olan Dubai’de çalışacak olan Emirates kabin ekibi üyelerinin tamamı, vergiden muaf maaş, havayolu şirketi tarafından sağlanan ücretsiz konaklama, işe gidiş-geliş transfer imkânı ve kapsamlı bir sağlık sigortası gibi çeşitli yan hakların yanında Dubai’deki alışveriş ve eğlence etkinliklerinde özel indirimleri içeren çok cazip bir istihdam paketinden faydalanabilmektedir. Emirates’in büyüyen global uçuş ağı, altı kıtaya yayılmış geniş seyahat fırsatlarını da beraberinde sunmaktadır. Hem Emirates kabin ekibi üyeleri hem de aileleri ve arkadaşları uçuş düzenlenen tüm noktalarda cazip ve ayrıcalıklı seyahat avantajlarından yararlanabilmektedirler. 

    Emirates 37 yıldır Türkiye’ye uçuşlar düzenlemekte ve şu anda İstanbul’dan haftalık 21 sefer ile Dubai ve Dubai üzerinden 140’ı aşkın şehre seferler gerçekleştirmektedir.

  • Martı Resort ve Martı Myra, 23 Nisan’ı özel etkinliklerle kutladı

    Yarım asrı aşkın turizm deneyimiyle her yaştan misafire unutulmaz tatil deneyimleri sunan Martı Hotels & Marinas, çocuklara özel hazırladığı 23 Nisan programıyla bayram neşesini unutulmaz anlara dönüştürdü. Martı Hotels & Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’in eşlik ettiği küçük misafirler, gün boyunca düzenlenen birbirinden renkli ve eğlenceli etkinliklerle eğlendi.

    Martı Resort ve Martı Myra, bu kez çocuklar için kapılarını açtı

    Marmaris’in gözde tatil bölgesi İçmeler’de yer alan ve Türkiye’nin ilk resort oteli olma özelliğini taşıyan Martı Resort, 23 Nisan kapsamında, İnci Narin Yerlici İlköğretim Okulu ve Çağdaş Bilim Koleji öğrencilerini ağırladı. Bando gösterisi, çocuk korosu, yüz boyama etkinlikleri ve survivor parkuruyla gün boyu süren eğlence sayesinde çocuklara unutulmaz bir bayram yaşadı.

    Antalya Kemer’de doğayla iç içe konumlanan Martı Myra ise 23 Nisan’da, Halit Narin İlköğretim Okulu öğrencilerinin yanı sıra Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan gelen kız çocuklarını misafir etti. Bando takımı gösterisi, kortej yürüyüşü, havuz oyunları, rodeo ve yüz boyama gibi etkinliklerle çocuklar coşkulu bir gün geçirdi.

    “Bugün bayram ve doyasıya eğlenmek çocukların en büyük hakkı”

    Martı Hotels & Marinas Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, ev sahipliği yaptığı etkinliklerle ilgili şunları söyledi:

    “Martı Grubu olarak kurulduğumuz günden bu yana sosyal sorumluluk çalışmalarına özel önem veriyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, şimdiye kadar eğitimden kültür-sanata, spordan tarih ve arkeolojiye kadar pek çok çalışmanın destekçisi veya paydaşı olduk. Bugün de çocuklarımızın eğitimine, gelişimine ve sosyal yaşantısına katkı sunmak, onları tesislerimizde ağırlamak bizler için büyük mutluluk. 23 Nisan, onların bayramı ve doyasıya eğlenmek en doğal hakları. Dolayısıyla bugün onların yüzünde bir tebessüm yaratabildiysek, ne mutlu bize.”

    “Atatürk’ün izinde, çocuklarımıza aydınlık bir gelecek bırakmak için çalışıyoruz”

    “23 Nisan, çocuklarımızın yanı sıra tarihimiz için de çok önemli bir gün. Bu anlamlı gün vesilesiyle bir kez daha Gazi Meclis’i açarak, egemenliği kayıtsız şartsız millete bırakan ve bu tarihi günü de çocuklara bayram olarak armağan eden Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum.

    Atatürk’ün 105 yıl önce yaktığı bu meşale, dün olduğu gibi bugün de çocuklarımızın gözlerinde umut, yüreklerinde cesaret olmaya devam ediyor. Martı Grubu olarak biz de bu mirası geleceğe taşıyacak adımlarla çocuklarımıza aydınlık bir gelecek bırakmak için çalışmaya devam ediyoruz. Meclisimizin 105. yaşı ve tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.”

  • EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI TURİZM BAKANLARI ERZURUM’DA BİR ARAYA GELDİ

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 6. Turizm Bakanları Toplantısı (EİT 2025), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ev sahipliğinde, üye ülke temsilcilerinin katılımıyla Erzurum’da gerçekleştirildi.

    2025 yılı EİT Turizm Başkenti olarak seçilen Erzurum’da düzenlenen, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 6. Turizm Bakanları Toplantısı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un moderatörlüğünde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İran İslam Cumhuriyeti Kültür, Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanı Seyed Reza Salehi Amiri, Türkmenistan Kültür Bakanı Atageldi Shamyradov, Türkiye Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Kazakistan Cumhuriyeti Turizm ve Spor Bakan Yardımcısı Yerzhan Yerkinbayev, Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Turizm Ajansı Başkanı Fuad Naghiyev, Kırgız Cumhuriyeti Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı Turizm Dairesi Müdürü Kasymov Erdenet, Pakistan İslam Cumhuriyeti Milletvekili Ali Zahid, Tacikistan Cumhuriyeti Turizm Geliştirme Komitesi Başkan Yardımcısı Ziyodullo Salimzoda, Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Umid Shadiev, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanychbek Omuraliev ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Asad Majeed Khan’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Sizleri ülkemde ve 2025 yılı EİT Turizm Başkenti olarak seçilen güzel Erzurum’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. EİT, 1985 yılında İran, Pakistan ve Türkiye tarafından kurulmuş olmakla birlikte, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Afganistan’ın katılımıyla önemli bir ekonomik ve kültürel platform haline gelmiştir. Gözlemciler arasında yer alan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türk Devletleri Teşkilatı kuruluşun etki alanını arttırmıştır” dedi.

    EİT’in bugün yaklaşık 500 milyonluk nüfusu kapsayan, 8 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada faaliyet gösteren bölgesel bir ekonomik kuruluşa dönüştüğünü belirten Ersoy, “EİT’in temsil ettiği kültürel ve ekonomik potansiyelin yanı sıra, karşı karşıya olduğumuz zorlukların aşılmasında oynayabileceği rolün farkında olmalıyız. Turizm, EİT içerisinde hem ekonomik hem de kültürel açıdan önem taşıyan kilit sektörlerden biridir. EİT bölgesi, yaklaşık 90 UNESCO Dünya Mirası Alanı’na ev sahipliği yapmaktadır. Pandemi öncesi 2019 yılında bölge, 90 milyon ziyaretçi ağırlamıştır ki bu da dünya turizminde yüzde 6’lık bir paya tekabül etmektedir. Türkiye, EİT’in kurucu üyelerinden biri olarak, üye ülkelerle ekonomik ve kültürel ilişkilerini geliştirmeye büyük önem vermektedir” ifadelerini kullandı.

    Erzurum’un turizm alanındaki potansiyeline de değinen Ersoy, “Yıl boyunca planlanan Snowboard Dünya Kupası, Erzurum Gastronomi Festivali, Geleneksel Türk Sporları Festivali ve Palandöken Ekonomik Forumu gibi büyük etkinlikler, Türkiye’nin EİT’e verdiği önemin bir göstergesidir. EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum kapsamında düzenlenen bu etkinlikler, gelecekteki EİT Turizm Başkentleri için de örnek teşkil edecektir” diye konuştu.

  • THE PENINSULA ISTANBUL “TOP 500 HOTELS” LİSTESİNDE YER ALDI

    Travel + Leisure 2025 “Top 500 Hotels” listesinde Travel + Leisure’ın okuyucuları arasında dünyanın dört bir yanındaki seyahat deneyimleri ile ilgili düzenlediği anket ile yılın en iyi otellerine yer veriliyor. The Peninsula Istanbul, Travel + Leisure dergisinin yayınladığı, seyahat dünyasının en güvenilir otel rehberlerinden biri olarak kabul edilen “Top 500 Hotels” listesinde yer alarak, lüks otelcilik alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koyuyor. Her yıl düzenlenen “World’s Best Awards” anketinin sonuçlarına dayalı olarak belirlenen “Top 500 Hotels” listesi, dünya çapında en yüksek puanları alan otelleri sıralamaktadır. Travel + Leisure’ın yalnızca olağanüstü hizmet anlayışı, benzersiz konumu ve konuklarına sunduğu unutulmaz deneyimlerle dikkat çeken oteller dahil edildiği 2025 “Top 500 Hotels” listesinde yer alan The Peninsula Istanbul, İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle iç içe konumu, Boğaz manzaralı odaları ve modern olanaklarıyla konuklarına eşsiz bir konaklama deneyimi sunuyor. Bu başarı, The Peninsula Istanbul’un dünya çapındaki misafirperverlik anlayışının ve mükemmel hizmetinin bir yansımasıdır.

    The Peninsula Hotels’in dünya çapındaki zarif ve lüks otel portföyünün üyesi ve Türkiye’deki ilk oteli The Peninsula Istanbul, Karaköy semtinde üçü tarihi olmak üzere dört binadan oluşuyor. Otel, özel olarak dizayn edilen farklı kategorilerdeki 177 adet oda ve süit, tarihi yarımada manzaralı davet alanları, teras bahçeleri ve dış mekanları ile eşsiz bir deneyim sunuyor. Karaköy’de müze, restoran ve butiklerin yer aldığı bir deniz kıyısı yaşam projesi olan Galataport’taki konumu ile The Peninsula Istanbul; Galata Kulesi, Galata Köprüsü, Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı’na yürüme mesafesinde benzersiz bir konaklama deneyimi vadediyor.  

    The Peninsula Istanbul, daha önce de Travel + Leisure dergisi okuyucuları oyları ile belirlenen 2024 World’s Best Awards listesinde “No. 1 Europe City Hotel” (Avrupa’nın En İyi Şehir Oteli) olarak seçilmişti.  Bu prestijli liste, her yıl dünya genelinde öne çıkan yeni otelleri belirleyerek, seyahat tutkunlarına ilham kaynağı olmayı amaçlıyor.